Makale Dizini

1.5. Modern İklim Yolları ve Enerji Politikası

Çevre ve iklim koruma, 21. Yüzyılın küresel sorunlarından birisidir ve Alman siyaseti, gazeteciliği ve sivil toplumunda yüksek önceliğe sahiptir. Almanya, iklim korumada ve yenilenebilir enerjilerin geliştirilmesinde uluslararası düzeyde bir öncü olarak kabul edilir. Almanya 2011’de nükleer enerjiyi aşamalı olarak devre dışı bırakma kararını alan ilk sanayileşmiş ülkedir. Almanya yıllardır sürdürülebilir yönetim anlamında iklim ve çevre korumayı bir araya getiren bir yol izlemektedir. Bunun anahtarı, enerji ve kaynak verimini, yenilenebilir enerji ve ham madde gelişimini arttırmaktır. Bu, enerji santralleri ve yenilenebilir enerji gibi hem enerji sağlayan tarafta hem de enerjinin tüketildiği arz tarafında yeni enerji teknolojilerinin geliştirilmesini teşvik etmektedir.

Doğa Koruma (hayatın doğal temellerinin korunması), 1994’ten beri Temel Kanunun 20a maddesinde ulusal bir hedef olarak ortaya konulmaktadır. Almanya’da kaliteli bir yaşam ve çevre kalitesi için el değmemiş bir doğa, temiz hava ve temiz su ön koşuldur. Birçok emisyon son yıllarda ciddi derecede azaldığı için hava ve çevre kirliliğinin çevresel göstergeleri de olumlu yönde ilerlemektedir.


1.5.1 Arazi Kirliliği (Doğa ve Toprak Koruma)

Doğa koruma ve arazi koruma, hem iklim koruma da hem de iklim değişikliğine yapılabilecek olası düzenlemelerde önemli rol oynamaktadır. İklim korumanın ve düzeltmenin teknik olmayan bu tarafı, dünya genelindeki şimdiye kadarki iklim politikalarında göz ardı ediliyordu. Yine de, karbon (C) ve nitrojen (N) depolanmasında toprağın önemli rolü, bu güne kadar çok az ilgi görmüştür.

Bulunan geniş yelpazedeki topraklar, bu toprakların basınca maruz kalma yolları ve bu ekolojik yüklere neden olan sektörler, ve ayrıca değişikliklerin uzun vadeli doğaları, şeffaf bir toprak düzenleme rejimi geliştirmeyi zorlaştırmaktadır. Toprak koruma düşüncesiyle belirlenen stratejik yön, aşağıdakileri amaçlamalıdır:

  • Toprağın gerçekleştirdiği çok fonksiyonlu görevlere dair kullanıcıların ve genel halkın bilincini arttırmak,
  • Toprak yükleri için doğrulanabilir kalite hedeflerinin yanı sıra fonksiyona ve yere özgü sınırları ve yol gösterici değerleri genişletmek ve bunları mevcut yasal hükümlerin içine entegre etmek (toprak koruma, su koruma, doğa koruma yasaları);
  • Emisyon ve imisyon sınırlarını belirlerken toprak korumayı göz önünde bulundurmak (Federal İmisyon Kontrol Yasası – BlmSchG) ve ek parametreler eklemek için limitlerin belirlenmesinde mevcut kavramları genişletmek (besin içeriği ve zararlı maddeler arasındaki ilişkileri göz önünde bulunduran “kritik yük” gibi);
  • Diğer çevre ortamları için koyulmuş olan hedeflerle toprak koruma düzenlemelerini karşılaştırmak ve böylece de tutarlı bir düzenleme sistemi kurmak.

1.5.2 Gürültü Kirliliği

Gürültü koruma alanında, son yıllarda yasal ve pratik açıdan önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. İlk olarak, uzun süren ve zorlu müzakerelerin ardından, 1971’de kanunnamelere ilk girdiğinden beri, herhangi bir fayda sağlamamış olan Uçak Gürültüsüne karşı Koruma Yasasında radikal değişiklik yapılması mümkün olmuştur. İkinci olarak ise, AB Çevre Gürültüsü Yönergesinin temelinde tanıtılan gürültü azaltma planının uygulanmasında da ilerleme kaydedilmiştir.

backnext

Dahili Ağ